PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Derneğimiz \ Kuruluş Nedenimiz...


Rasim KIRKAŞ
03-01-2011, 06:00 AM
SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN ÖNEMİ
Sivil toplum kuruluşları ve özellikle dernekler, çalışma alanları bakımından seslerini duyurarak gündem oluşturmaları, mensup oldukları toplulukların tanıtımı ve sorunlarının çözümü açısından büyük önem arz etmektedir. Bir sivil toplum örgütü, kendi camiasını hangi platformda, hangi seviyede temsil ettiği, mensuplarının bilimsel ve sosyal çıkarlarını korumak için hangi somut projelere imza attığı, etkinliklerini sürdürecek kaynağı oluşturma potansiyeli ve gayreti, gençlere örnek olma kapasitesi, onları cesaretlendirip geleceğe hazırlaması bakımından yapacağı çalışmalarla her zaman medeniyete ve sivil toplumların daha bilinçli hareket etmelerine sağladığı katkı bakımından önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

Sivil toplum örgütlerinin en bariz özelliği, bir ortak payda etrafında kümelenen insanlardan oluşmasıdır. Nitekim ortak paydaları olan insanlar, bunları öne çıkararak gittikçe globalleşen dünyada birlik olmanın vereceği güven ve güçle hedeflerine çok daha kolay ulaşmanın mümkün olduğunu anlamak zorundadırlar. Çünkü insanoğlu birlikte yaşamakla tüm insanlık tarihi boyunca karşılaştığı sorunlarla daha kolay mücadele edebilmiştir. Makro boyutta yalnız kalmak, zayıf kalmak duygusundan kurtulmanın en kolay yolu olarak insanlar devletleri icat etmişlerdir. Hatta günümüzde bu makro boyutta örgütlenme bile yeterli görülmeyerek birden fazla devletin bir araya gelip çok daha büyük boyutta birliklerin oluşturulması yolu benimsenmeye başlanmıştır. Nitekim AB, NATO, Varşova Paktı gibi örgütler bu nedenle oluşmuştur.

Dünya ölçeğinde yalnız kalmak zaman zaman felaketlere sebebiyet vermektedir (Irak’ın düşmüş olduğu sebeplerinden biri de birlik olmamasıdır. Makro boyutta bir ırak, mikro boyutta biz mezunlar, daha da mikro boyutta birey olarak her birimiz…) Bugün birtakım etnik ve kültürel farklılıklara sahip olan insanlar dahi aynı devlet içinde yaşamalarına rağmen ortak sorunlarla etkin bir şekilde mücadele edebilmek için sivil toplum örgütleri kurmaktadırlar.

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN TEVECCÜH GÖRMEMESİNİN BAŞLICA NEDENLERİ
•Ekonomik koşulların ağırlaşması (finansal kaynak sorunu, insanların geçim derdi),
•Toplumun değişen değer yargıları (paydalara verilen önemin azalması, kültürel yozlaşma),
•Bugüne kadar yürütülen dernekçilik anlayışı,
•Sivil toplum örgütlerinin sürekli başka oluşumların, siyasi partilerin, cemaatlerin, tarikatların, dış mihrakların, tesiri altında kalması ve bunların propagandasını yapması, rollerin karıştırılması,
•Hitap edilen insanlar arasında her türden siyasi fikre, etnik yapıya, kültür düzeyine sahip insanların olabileceğinin göz ardı edilmesi,
•Küçük hedefler peşinde koşulması,
•Hitap etmek istediği kitlelere ulaşmak konusunda gerekli özverinin gösterilmemesi,
•Dünya küreselleşirken, insanların ferdileşmesi, yalnızlaşması (bireyselcilik anlayışının yaygınlaşması, ailede bile büyük aile yapısından çekirdek aile yapısına gidilmesi),
•Birlik ve kardeşlik duygusunun zayıflaması ya da kaybedilmesi (irtibatların kopması),
•Öne çıkan insanların birtakım şahsi çıkarları için toplulukları yönlendirme çabası içinde olması, samimi bulunmaması (bazı insanların birtakım makam ve mevkiler için bu tarz sivil toplum örgütlerini bir basamak olarak görmesi),
•Yürütülen faaliyetlerin insanların faydalarına hizmet etmemesi (salt bazı propagandaların yapılmasında bir araç olarak görülmesi, insanların bu yapılan çalışmalara yaşam koşulları nedeni ile tahammül ve zamanının olmaması),
•Çok sesliliğin hâkim kılınamaması,
•Şeffaflılık ve açıklık ilkelerinin hâkim kılınamaması (derneğin kaç üyesi var, ne zaman genel kurul yapar, seçimler hangi şartlar altında gerçekleştirilir, tüzüğü nedir, yapılan toplantı sonucunda hangi kararların alındığının gerekçelerinin üyelere açıklanmaması, bu konularda yeterince özverili davranılmaması),
•Somut, kalıcı; üyelerin maddi-manevi menfaatine yönelik organizasyonların yapılamaması,
•Her platform ve makamda bulunan insanlara hitap edilebilecek düzeyde ve lider vasıflarında insanlar tarafından işlerin omuzlanmaması,
•Bazı dar kalıplardan çıkılamaması, cinsiyet konusunda ayrımcılığın giderilememesi gibi nedenler bunlardan başlıcalarıdır.